Archive for Sıkıldınız Mı?

Bundan bir hafta önce bir turnuva maçından bahsetmiştim. Oynamalı mıyım, oynamamalı mıyım sorusunu yöneltmiştim. Bu gün de o maçın sonucunu, arkasından gelen tepkileri ve beni oynadığıma pişman eden şike iddialarını anlatacağım. Ama yazıya başlamadan buradan maç öncesine bir göz atın derim ben. Bu yazının daha anlamlı gelmesi açısından bu önerim tabi.

Ben direkt maçtan gireyim konuya. Rakibin finale çıkması için bizi 15 farklı yenmesi gerekiyordu. Dolayısıyla biraz hızlı başladılar maça. Sonuç olarak 14 – 8 gibi net bir skorla yendiler. Ama tabi yetmedi finale çıkmalarına. Bunun suçlusu da maçtan önce olduğu gibi bendim onlar için =) Maçtan önce Mesut Özil’ in durumunu örnek göstererek, “Bak Mesut‘ a adam Türk olduğu halde read more »

Tabi başlıktan bir şey anlamadınız. Lütfen mazur görün çünkü ben şu an ne yaptığımın farkında bile değilim. Olay şu ki stajımı sürdürdüğüm şirkette bir futbol turnuvası var. Turnuvada gruplardaki son maç da bu gün saat 7.00′ da başlıyor.

“Ee ne var bunda” diyeceksiniz. Kısaca olayın hikayesini anlatayım ki konunun arkası boş kalmasın. Ben staja başladığım hafta turnuvanın ortasına gelinmişti zaten. Çalıştığım bölümden de bir takım var tabi turnuvada. Bana sordular:

-Top oynar mısın?

Cevapladım:

-Evet

Tekrar sordular:

-Hangi mevkiide oynuyorsun?

Cevap:

-Forvet ya da orta saha

Gülerek: read more »

Duymayan kalmamıştır heralde başlıkta geçen cümleyi. Tahmin ettiğiniz gibi Cem Yılmaz’ ın oynadığı reklam filminden bahsediyorum. Tabi yazı reklam filmi üzerine olmayacak. Reklamın içeriğinden tutun da forumlarda yurdum insanının konu hakkındaki yorumlarından da bahsedeceğim yazıda.

Öncelikle bilmeyen, duymayanlar için reklamın özetini vereyim de duymayan kalmasın :) Türk Telekom Avrupa’ ya fiber optik kablo altyapısı sağlamaya gidiyor. Ayrıntıya gerek yok, olay bu. Merak edenler de reklamı izleyip meraklarını giderebilirler ki Cem Yılmaz oynuyorsa merak etmemek elde değil tabi.

Eğer izlediyseniz reklamı read more »

Bir yıldır Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüttüğüm Gazi Bilgisayar Mühendisliği Topluluğu‘ nun bu gün Yönetim Kurulu Seçimi vardı. Bu günkü yazımı da vizelerin bitmesinin vermiş olduğu rahatlıkla, seçim hakkında yazıyorum. İsterseniz öncesiyle, sonrasıyla ve adayların çok konuşulacak seçim çalışmalarıyla seçime bir göz atalım.

Bir hafta önce, tarafımızdan bölüm öğrencilerine seçim tarihi duyuruldu. Bizim için kolay mıydı bu duyuruyu yapmak? Hemen cevabını veriyorum: Evet, kolaydı. Bir yıllık çalışmanın ardından, kafamızı dinleme isteği ve gelecek nesillerin read more »

Bu gün teknik konular da içeren -teknik konulardan kasıt bilgisayar ;}- ama günlük yaşadığım, daha doğrusu yaşadığımız bir olayı anlatacağım. Bir nevi proje de denilebilir. Belki de gerçekleştirdiğimiz bu proje neler yapabileceğimizin bir göstergesidir :}. Olaya kendi açımdan bakarsam bu yazıyla, iki gündür iliklerime kadar işleyen Ankara soğuğunun acısını çıkarıyorum diyebilirim. Daha doğrusu buna olaya iyi taraftan bakma da diyebiliriz ki kar ve bu dondurucu soğuk olmasaydı, bu yazıyı da yazmamış olacaktım.

İsterseniz olayı anlatmadan önce ben kısa özetlerle bir altyapı oluşturayım. Ankara da inanılmaz bir soğukla birlikte neredeyse iki gündür aralıksız kar yağıyor. Üç yıldır Ankara’dayım ama böyle kar yağdığını ilk defa gördüm. Alışık değiliz tabi bu duruma. Bu gün de yine her zamanki gibi sabah gittik okula. Bir de duyduk ki öğleden sonra ve yarın okul tatilmiş. Ardından yine duyduk ki read more »

Bu sabah (23.01.2011) Gazi Bilgisayar Mühendisliği Topluluğu’ nun bir sosyal sorumluluk projesi olan Gazi-BİS projesi kapsamında 10 kişilik bir ekiple Şanlıurfa’ ya geldik. Planlara göre proje yarın (24.01.2011 Pazartesi) başlıyor ve bu gün İl Halk Eğitim Müdürü Abuzer TÜYSÜZ eşliğinde Atatürk Barajı‘ nı görmeye gittik. Aslında planda böyle bir şey yoktu, normalde Balıklı Göl‘ e gitmemiz gerekiyordu. Sağolsun Abuzer bey “Gelmişken Atatürk Barajı’ nı da görün, Balıklı Göl’ e hafta içi de gideriz.” diyerek bizi Atatük Barajı’ na götürdü.

Bildiğiniz üzere Atatürk Barajı Türkiye’ nin birinci, dünyanın üçüncü büyük barajı. Neyse Atatürk Barajı sorumlularından biri -Adını hatırlayamadım, affına sığınıyorum- bize güzel güzel barajın yapım aşamasından, kapasitesinden ve bizi gururlandıracak birkaç hatırlayamadığım özelliklerinden daha bahsetti. Sağolsun her şeyi açık açık, sıkılmadan anlattı. Buraya kadar her şey normal, hepsi hoşumuza giden şeyler. Zaten bundan sonrası benim bu yazıyı paylaşma sebebimdir. Yaklaşık 9 ay önce barajın tüm işlevlerini bilgisayarlarla kontrol etmeyi sağlayacak bir sisteme geçilmiş. Vahim olan şu ki read more »

Bu gün değişik bir paylaşımda bulunup bu ego pasoları hakkında 3 yıldır kanayan yaramı sizlerle paylaşacağım :]. Ankara’ ya ilk geldiğimde “Paso” diye bir şeyin icat olduğunu öğrendim. Güya toplu taşıma araçlarında ÖĞRENCİ indiriminden yararlanabilmek için pasoyu alıp öğrenci kimliğine yapıştırıyormuşsun. Sağolsunlar Ankara Büyükşehir Belediyesi öğrencileri düşünüyor(!) Tamam düşünüyorsun da öğrencinin eğer kimliği varsa öğrencidir. Bandrol denen bir şey de var, paso nedir ya? Neyse sordum yurttaki üst devrelere;

– “Ne ayak bu?”
-“Boş ver abi alma, sene başında sorarlar, sonra yaza kadar idare edersin.” 

E tamam o zaman kimse almıyorsa, daha doğrusu pasosuz binilebiliyorsa neden ben alayım ki? Öyle de yaptım zaten, almadım. Ne hazırlıkta paso sordular, ne de 1. sınıfta paso sordular. Alışmışım geçen yıllarda paso sormamalarının rahatlığına. Neyse bu yıl taşındık başka bir eve. Paralı otobüslerden başka toplu taşıma aracı gitrmiyor. Arkadaş her bindiğinde mi sorarlar paso ya.  Paso sorulacak diye arkadaşlar da iyi bir yöntem geliştirmişler. read more »